METAN NEDİR

Ödevin Özeti

METAN NEDİR ? (CH4), Hidrokarbonların alkanlar grubundan, doğada bol olarak bulunan renksiz, kokusuz gaz. Alkanların en basit üyesi olan metan doğal gazın başlıca bileşenidir ; ayrıca, kömür madenlerinde oluşan gruzi gazının bileşiminde bulunduğu gibi su altındaki bitkisel madenlerin bakterilerle bozunması sonucu da ortaya çıkar.Metan, hava gazı üretimi amacıyla taş kömürünün havasız ortamda ısıtılarak bozundurulması ya da pis su atıklarının etkinleştirilmiş çamur işlemiyle arıtılması sırasında yan ürün olarak elde edilir.Havadan daha hafif bir gaz olan (özgül ağırlığı 0,554) ve sudu oldukça az miktarda çözünen metan havada kolaylıkla yanarak kadrbondioksit ve subuharı verir. Saf metan –164,0 C’ de kaynar, -182,5C’ de erir. Genellikle çok kararlı madde olmasına karşın havadaki yüzde 5-14’ lük karışımları şiddetle patlar (kömür madenleri, çöplüklerde bu olaya sıkça rastlanır). En önemli metan kaynağı doğal gazdır. Doğal gazın yeterince bulunmadığı yerlerde taş kömürünün havasız ortamda ısıtılarak bozulmasıyla ve büyük çöplüklerden elde edilir. Oluşumu: Volta tarafından 1778’ de bulunarak metan, çöpteki bazı organik maddelerin mayalanarak (bataklık gazı, doğal gaz) yada pirolizi uğrayarak bozunması sonucu oluşur. Çöpten elektrik üretimi başlıyor Türkiye’nin kuraklıkla birlikte içine girdiği darboğaz uzmanları yeni çarelere yöneltiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, de bu doğrultuda yeni bir çalışma başlatacak. Çöp dağlarının oluşturduğu metan gazı elektrik üretiminde kullanılacak. ÇÖPLERE DÜZENLİ DEPOLAR Bir zamanlar vahşi depolama alanı adı verilen açık alanlarda toplanan çöpler yaklaşık iki yıldır yürütülen çalışmalarla düzenli depolama alanlarına aktarılıyor. Avrupa yakasında Kemerburgaz’a, Anadolu yakasında Şile’ye kurulan iki adet düzenli depolama tesisi, İstanbul çöplerinin toplandığı iki merkez haline getirildi. Ayrıca Kemerburgaz’da kurulan ve hastane atıklarının toplanıp yakılarak bertaraf edildiği modern bir tesis kuruldu. İKİ ÇÖP SANTRALİ DAHA KURULACAK Kemerburgaz’daki tesisin aynısı düzenli depolama alanlarında da kurulacak. Şu anda Avrupa ve Anadolu Yakası’ndaki düzenli çöp depolama alanlarında gerekli fizibilite çalışmalarının tamamlandığını belirten Öztürk konuyla ilgili olarak şunları söyledi “Anadolu Yakası’nda Şile’ye bağlı Kömürcüoda’da ve Avrupa Yakası’nda Kemerburgaz’a bağlı Odayeri’nde iki tane düzenli çöp depolama alanımız var. Bu alanlarda da elektrik üretimine önümüzdeki yıl geçmeyi hedefliyoruz. Buralara kurulacak tesislerin inşaatı bu yıl başlayacak. Gerektiğinde metan gazını topladığımız boruların yerleri değiştirilebilecek bir mobil enerji üretim tesisi kurulacak” Yapılan bu çalışma Türkiye’nin son dönemdeki enerji sorununa ve çok uzun yıllardır mücadele ettiği çöp sorununa farklı bir çözüm buluyor. Büyükşehir Belediyesi, bu çalışmasıyla bir öncülük görevi üstlendiğini belirter...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : METAN NEDİR metan gazı metan gazi ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi ös

ABDÜLHAMİD(1.)

Ödevin Özeti

Abdülhamid(1.)

Osmanlı padişahlarının yirmiyedincisi ve İslam halifelerinin doksanikincisi.

Saltanatı: 1774-1789
Babası: III. Ahmed Han - Annesi: Rabia Şermi Sultan
Doğumu: 20 Mart 1725 Vefatı: 28 Mart 1789

20 Mart 1725 yılında Topkapı Sarayında dünyaya geldi. Küçük yaştan itibaren zamanın büyük alimleri tarafından ilim öğretildi. Akıllı, zeki, ileri görüşlü, kültürlü, gayretli bir şehzade olan Abdülhamid, ağabeyi Sultan III. Mustafa Hanın 21 Ocak 1774te vefatı üzerine 49 yaşında Osmanlı tahtına oturdu.

Osmanlı Devletinin en buhranlı devresinde tahta çıkan Abdülhamid Han, Rus harbini kardeşi III. Mustafa gibi en az zararla kapatmayı düşünüyordu. Gerçekten de altı yıl boyunca devam etmekte olan Rus savaşı Osmanlı Devletinin aleyhine gelişiyordu. Neticede Sultan Abdülhamid Han, Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırımın Osmanlı Devletinden ayrılması, Rusların Karadenizde donanma bulundurmaları ve Ortodoks halkın koruyuculuğunu yapmaları şartlarını kabul etmek mecburiyetinde kaldı. Bu muahedenin en ağır maddelerinden biri Kırımın Rusyanın müdahalesine açık bırakılması idi. Bu sebeple Rusya ile her an sulh döneminin bozulabileceğini hesaplayan Sultan I. Abdülhamid Han, bilhassa kapıkulu ocaklarının ıslahı için harekete geçti. Fransadan mühendisler getirtti. Mühendishane-i bahr-i hümayunu (Devlet Deniz Mühendishanesi) kurdurdu. Sürat topçuları ocağı geliştirildi.

Bu arada Rus muharebesindeki karışıklıklardan istifade ile Anadolu, Mısır, Hicaz ve Şamda çıkan isyanları bastırdı. İran kuvvetlerinin hudut tecavüzleri üzerine başlayan savaşlar Osmanlıların zaferiyle sonuçlandı. Basra ele geçirildi. Rus tehlikesine karşı Soğucak ve Anapa kaleleri tahkim edildi. Öte yandan 1784te Rusya Kırımdaki hanlık çekişmelerini fırsat bilerek bu ülkeye girdi ve binlerce müslüman ve Türkü katlettikten sonra ilhak ettiğini açıkladı. Her Osmanlı gazasına koşan ve

Rayete meylederiz kamet-i dilcu yerinde

Tuğa dil bağlamışız kakül-i hoş-bu yerine,

Olmuşuz...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ABDÜLHAMİD ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik planl

WILLIAM GOLDING

Ödevin Özeti

William Gerald Golding was born in Cornwall in 1911. His family was progressive and it was the first source of influence for Goldings talent. He studied physics and English literature at Marlboro and Oxford University of England. From the first years of his life, he faced the atrocities of war. He also took part in the Second World War by joining the British Navy at 1940. The war, as a physical result, changed a lot W.Goldings view of life. W.Golding couldnt believe in mans innocence any longer. He found that even the children are not innocent. No one is innocent until the society and the way of his life make him to pretend that hes innocent. But sometimes, when a man is facing a difficult situation (as an example, a surviving need) then he will propably show his other nature, the dark and guilty nature. After the war (1945-1962), he worked as a teacher in Salisbury. These years he started to act as a writer. He published the books Lord of the Flies (1954), The Inheritors (1955), Pincher Martin (1956) and Free Fall (1959). The ideas of W.Goldings view of human nature can be found in almost any of Goldings books. Particularly, in his first and most famous book, Lord of the flies. This book finally published in 1954 and it didnt become a success at once. Today, its considering as one of the best books of English literature. It also became a film with great success. William Golding was awarded with the BOOKER Mc CONNEL Prize, the greatest British Literature Prize. Finally in 1983, he was awarded with the NOBEL Prize for his whole offer to the Worldwide Literature. William Golding have teached also in Greece (in 60s). He always loved Greek literature, and many of his books show clearly his Greek influence. His last book, The double tongue (1993), was a novel about Ancient Greece and most specific about Pythias life. Pythia was the name which used to be given to the Greek Priestess of Delphi oracle. W.Golding tried to describe a womans life (he tried this before, when he was writing his novel Darkness Visible (1979)) who lived in the years of Roman Empire and she happened to be priestess in the last years of the oracle decay. Unfortunately, this book never been finished. William Golding, died in Wiltshire, England in 1993. W.Goldings last book, finally published in 1995, but even its just a rough draft, it affords to be a great novel. William Goldings Bibliography BOOKS: ? The Lord of the Flies (1954) ? The Inheritors (1955) ? Envoy Extraordinary [novella] (1956) ? Pincher Martin (1956) ? Free Fall (1959) ? The Spire (1964) ? The Hot Gates [essay] (1967) ? The Pyramid (1967) ? The Scorpion God [novella] (1971) ? Clonk Clonk [novella] (1971) ? Darkness Visible (1979) ? Rites of Passage [Trilogy vol.I] (1980) ? Moving Target [essay] (1982) ? Paper Men (1984) ? Close Quartets [Tri.

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : WILLIAM GOLDING ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik

ROBİNSON CRUSOE

Ödevin Özeti

Historical Context Robinson Crusoe was published in 1719, at the beginning of a century that witnessed great changes in the economic order. The rise of capitalism throughout the period exposed individuals to a system of evaluation that differed quite a bit from aristocratic tradition. Instead of an individual’s place in society being determined at birth, and being wholly related to their family name and rank, people entered professions and new social arrangements based not on family or church, but on their work. A relevant example of this is the fact that we don’t learn much at all about Robinson’s family -- he abandons them in England within the first few pages of the book -- which indicates precisely the degree to which family and other collective relations were taking a back seat to the elaboration of the individual. The shift from an aristocratic order to a capitalist system was a complicated one, and it would be difficult -- not to mention futile -- to attempt to pinpoint the precise moment of transition. But nonetheless, the century witnessed great changes, such as the rise of print culture, the first copyright legislation, increased industrialization, and a shift from focus on community to an emphasis on autonomous individualism. Defoe is said to be one of the first writers to represent this kind of economic individualism, and Robinson Crusoe -- his first novel -- is one of the best places to see this at work. Homo Economicus (“economic man”) was the symbol used to discuss the new individualism of the eighteenth century -- one which depended explicitly one an individual’s participation in a newly competitive, credit-based marketplace. Robinson, Defoe’s protagonist, spends the opening sections of the novel in heavy pursuit of money. He readily admits to the reader his reasons for travel: it is more profitable to trade with indigenous peoples of non-Western cultures, since they value goods differently than Europeans do. It is possible, then, to trade trinkets that Westerners place little stock in -- like buttons and baubles -- for gold and precious stones. Getting more for one’s money than it is “worth” is one of the prime directives of a capitalist economy, and Robinson is hooked on it from the moment he makes his first trade. With the money he makes from trading, he’s able to buy a plantation in Brazil and begin reaping great profit. Even romantic love is secondary to economic gain. Living alone on the island, of course, Robinson doesn’t have opportunity for romance. But he doesn’t worry about it much, either. While long passages are devoted to his reflections on how being away from Europe has changed his ideas of what’s valuable -- he has no need for money, for example, but finds an old burlap sack a much more useful item -- there is not a single moment of reflection on or longing for love. Critics have suggested that De...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ROBİNSON CRUSOE ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik

ŞAİR, YAZAR YÜKSEL KOCADORU VE NEVFEL CUMART’ IN ŞİİRLERİN

Ödevin Özeti

ŞAİR, YAZAR YÜKSEL KOCADORU VE NEVFEL CUMART’ IN ŞİİRLERİNDEKİ SEVGİLİYE ÖZLEM DUYGUSUNUN ANALİTİK OLARAK KARŞILAŞTIRILMASI



ÖNSÖZ

Bu çalışmanın amacı, Alman dilinin konuşulduğu ülkelere giden ve uzun yıllar bu

ülkelerde yaşayan ya da yaşamak zorunda kalan ikinci kuşak şairlerden Nevfel Cumart ile bu

ülkelerde akademik çalışmalarda bulunan, daha sonra bu ülkelere çeşitli nedenlerle ziyarette

bulunan Prof. Dr. Yüksel Kocadoru’ nun şiirlerinde yer alan sevgiliye özlem duygusunu

Karşılaştırmalı Edebiyat Biliminin verilerini kullanarak karşılaştırmaktır.

Araştırma bize, farklı ülkelerde dünyaya gelen ve farklı kültürlerin etkisinde olan iki

şairin ortak konuları olan sevgiliye özlem konusunun yazarların hayatında önemli bir yere

sahip olduğunu gösteriyor. Bu araştırmada sevgiliye özlem konusunun seçilmesinin nedeni,

aynı milletin insanı olmalarına rağmen farklı kültür ortamlarında yaşayan ve bu ortamlar

tarafından yönlendirilen insanların farlı konularda yazmalarının yanı sıra ortak özlemlere ve

bakış açılarına da sahip olan benzer insanlar olmalarıdır. Bu vesileyle yaban ellerdeki iki

şairimizin duygularını daha iyi anlayacağız.

Bu araştırmanın konu olarak seçilmesi ve çalışılması süreçlerinde yardım ve

desteklerinden dolayı Sayın Doç. Dr. Ali Gültekin’ e sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

GİRİŞ

İnsanoğlu yaşamlarında benzer sebeplerden dolayı sürekli yer ve mekan

değiştirmektedir. Bu sebeplerin başında yaşam koşulları, ekonomik ve bazen siyasal sorunlar,

işsizlik hatta zaman zaman da hastalık gibi nedenlerle yurtlarını geçici bir süre ya da temelli

terk etmek durumundadır.

Bu çalışmada Farklı kültürlerde yaşamış ve yaşadığı ülkelerin kültürlerinden

etkilenmiş Yüksel Kocadoru ve Nefvel Cumart’ ın şiirlerinde ki sevgiliye özlem konusunu 3

ana bölümde inceleyeceğiz.

Araştırmanın birinci bölümünde Nefvel Cumartın hayatına ve sevgiliye olan özlem

konusunun “Mağara” ve “Macera” adlı şiirlerinde inceleyip değerlendireceğiz. Gurbetçi olan

yazarımızın konuyu ele alışında yaşadığı hayat tecrübelerinin şiirlerindeki etkisini ele

alacağız.

İkinci Bölümde İnceleyeceğimiz akademisyen yazar Kocadoru’ nun sırasıyla yaşamını

ve şiirlerindeki sevgiliye özlem konusunun ele alınışında göçün ve yaşam tecrübelerinin

etkisini ilgin bir biçimde değerlendireceğiz.

Üçüncü bölümde sonucuna ulaşacağımız çalışmanın verilerin değerlendirilmesiyle son

bir karara bağlanacaktır. Farklı kültür pınarlarından etkilenen iki yazarımızın şiirlerine

yansıyan sevgiliye özlem duygusunun hissedilenden çok daha öte bir duygu olduğunu

göreceğiz.

1. ŞAİR NEVFEL CUMART

Nevfel Cumart’ ın ailesi farklı kültürlerin iç içe olduğu, iç ve dış göçlerle bir çok

insanın ziyaret ettiği, ticaretin ve sanayiinin...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ŞAİR, YAZAR YÜKSEL KOCADORU VE NEVFEL CUMART’ IN ŞİİRLERİNDEKİ SEVGİLİYE ÖZLEM DUYGUSUNUN ANALİTİK OLARAK KARŞILAŞ