INTERNET NEDİR

Ödevin Özeti

iiÖÖçsInternet nedir? Internet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bagli oldugu, dünya çapinda yaygin olan ve sürekli büyüyen bir iletisim agidir. Internet, insanlarin her geçen gün gittikçe artan üretilen bilgiyi saklama/paylasma ve ona kolayca ulasma istekleri sonrasinda ortaya çikmis bir teknolojidir. Bu teknoloji yardimiyla pek çok alandaki bilgilere insanlar kolay, ucuz, hizli ve güvenli bir sekilde erisebilmektedir. Internet’i bu haliyle bir bilgi denizine, ya da büyükçe bir kütüphaneye benzetebiliriz. Internet’e, bakis açimiza bagli olarak farkli tanimlamalar da getirebiliriz : Internet, • 1997 sonu itibariyla 100,000,000’u askin insanin kendi arasinda etkilestigi, bilgi degis-tokusu yapabildigi ve kendi yazisiz kurallari olan büyük bir topluluktur. Bu, internetin sosyal yönüdür. • Pek çok yararli bilginin bir tusa basmak kadar yakin oldugu dev bir kütüphanedir. • 1997 sonu itibariyla, 20,000,000’u askin bilgisayarin bagli oldugu çok büyük bir bilgisayar ve iletisim agidir. • Kisilerin degisik konularda fikirlerini serbestçe söyleyebilecekleri ortamlar barindiran bir demokrasi platformudur. • Evden alis-veris, bankacilik hizmetleri, radyo-televizyon yayinlari, günlük gazete servisleri vb gibi uygulamalari ile aslinda internet ayni zamanda bir hayat kolaylastiricidir. Tüm bu tanimlarin arakesitinde yer alan ise Bilgiye Ulasim ve Onu Paylasim, sonrasinda da elde edilen bilgiyi kullanim dir. Sonuç olarak, Internet, önümüzdeki yillarda üretilecek bilgilerin dolasim sistemidir. Ticari boyutunun da ortaya çikmasiyla yasamla daha çok iç içe geçmeye baslamistir. Internet farkli bir ortam, farkli bir uzay. Kendi, yazili olmayan, kurallari olan; kendi toplumu olan bambaska bir uzay. Klasik yasama biçimlerini, deger yargilarini degistiren; hayatimiza yeni kavramlar, yeni ugraslar getiren birsey. Hayatimizi etkiliyor. Hem de çok fazla bir biçimde. Internetin etkilerini görmek ve onu hissetmek sanirim çok daha kolay. Hayatimizda normal sartlarda yaptiklarimizi göz önüne getirelim ve Internetin bunlari nasil degistirdigini; bunlara nasil yeni anlamlar yükledigini gözlemleyelim. Belki bazilarimiz için daha az (ya da hiç), bazilarimiz için daha çok (ya da asiri çok) etkilenmeler olacaktir. Ancak gerçek olan, önümüzdeki yillarda (2000e girerken) Internet olgusu her yönüyle bizimle olacak ve hayatimizda onunla ilintili pek çok sey yapiyor olacagiz (Ag üzerinden alisverisler, uçak/tren rezervasyonlari, günlük gazetelere erisim, bilimsel dergileri okumak gibi.) Lisede bir Kimya hocamiz vardi. 1930li yillarda okutulan ders kitaplarinda Elektrigin nasil tarif edildigini bir derste bize söyle söylemisti : Ne idügü belirsüz, ettigünden bellidür. Ne dersiniz, bu tanimi internet için de kullanabilir miyiz? 2. TCP/IP nedir? Bilgi Agi üzerindeki bilgi iletimi ve paylasimi bazi kurallar dahilinde yapilmaktadir. Bu kurallara kisaca internet protokoller...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : INTERNET NEDİR İNTERNET İNTERNET NEDİR ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem öde

EĞRELTİOTU’NUN İNSAN VE HAYVANLARDAKİ KANSEROJENİK ETKİLER

Ödevin Özeti

Türkan ÖZKARA1 Erman OR2 Selmin TOPLAN3

1Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi, Kimya Bölümü, İstanbul / Türkiye
2 İstanbul Üniv. Veteriner Fak. İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Avcılar- İstanbul / Türkiye
3 İstanbul Üniv. Cerrahpaşa Tıp Fak. Biyofizik Anabilim Dalı, İstanbul / Türkiye
ÖZET
Eğreltiotu (Pteridium aquilinium), dünyanın her tarafına yayılmış çok yıllık otsu bir bitkidir. Sarımsı-yeşilden koyu yeşile değişen renklerde yaprakları vardır. Yapraklar sağlam bir yapıda 5 parçaya ayrılmıştır ve spor keseleri yaprakların kenarında bir çizgi halinde toplanmıştır. Eğreltiotu tannin, indanones ve pteroloctama içeren çeşitli biokimyasal bileşikler ve siyanojenik glikozid veya prunasin, tiaminaz ve ptaquiloside denilen kanserojen maddeleri içerir. Eğreltiotunun çiftlik hayvanları tarafından yenilmesi sonucunda hayvanlarda, idrar kesesi, barsak ve mide kanseri görülmektedir. Amerika, Brezilya bazı Asya ülkeleri ve Japonya’da eğreltiotunun yenilmesiyle ya da bu otu yiyen hayvanların sütünün içilmesiyle ya da bitki sporlarının solunumla akciğerlere yerleşmesi ile insanlara bulaşma olmaktadır. Epidemiyolojik çalışmalar, insanlarda üst sindirim sisteminde tümör oluşma riski ile eğreltiotu tüketilmesi arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Yurdumuzda daha çok Karadeniz sahilinde eğreltiotu bulunmaktadır. Derlemede, eğrelti otunun toksik ve kanserojenik etkilerinin yanı sıra, hayvan ve insanlarda görülen semptomlar açısından bilgi verilmesi, ayrıca ülkemiz için konunun öneminin vurgulanması amaçlanmıştır.
Anahtar kelimeler: Eğreltiotu, toksikoloji, kanser, insan, hayvan

Toxıcologıcal Effects of Bracken Fern in Human and Anımal

SUMMARY

Bracken fern ( genus Pteridium) has been described as one of the most common plants on the earth. Bracken fern is a perennial fern, which spread and persists by rhizome. The fronds vary from yellowish-green to dark green in colour and are divided into fine segments with a tough texture..

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : EĞRELTİOTU’NUN İNSAN VE HAYVANLARDAKİ KANSEROJENİK ETKİLERİ ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteler

İKİ BİTKİ AKTİVATÖRÜNÜN PATATESTE (SOLANUM TUBEROSUM L.) BAZI TA

Ödevin Özeti

ÖZET
Patates tarımında Bitki aktivatörlerinin etkisini araştırmak amacıyla 3 patates çeşidi ( Nif, Marabel, Concorde) Bozdağ deneme tarlasında 2002 yılı yaz döneminde yetiştirilerek 2 bitki aktivatörü (Crop-Set, ISR-2000) 2 farklı dozda uygulanmıştır. D1 dozu kontrol olup bu parsellerde bitkilere hiç bitki aktivatörü uygulanmamıştır. D2 (normal) dozunda ise 60 ml/da Crop–set ve 30 ml/da ISR-2000 ; D3 (yüksek) dozunda ise 120 ml/da Crop–Set ve 60 ml/da ISR-2000 çiçeklenme döneminde uygulanmıştır. Çalışmada parsel verimi, bitki boyu, yaprak sayısı, yaprak eni, yaprak boyu ve yumru boyutları ölçülmüştür.
Özellikler için en yüksek ortalamaları normal doz vermiştir. Normal doz uygulamasında parsel verimi %26 ve yüksek doz uygulamasında % 8 artış göstermiştir. Aynı şekilde 50 mm’den büyük yumru veriminde normal dozda %86’lık bir artış göstermiştir. Bitki boyu
ise normal dozda %16 artmıştır. Yaprak sayısı yine aynı dozda % 33 artmıştır. İncelenen 3 patates çeşidinde de normal (60ml/da Crop-Set 30 ml/da ISR-2000) doz tavsiye edilebilir düzeyde bulunmuştur.
Anahtar Sözcükler :Patates (Solanum tuberosum L.), Bitki Aktivatörü, ISR-2000, Crop-Set, Marabel, Concorde, Nif

ABSTRACT
THE EFFECTS OF TWO PLANT ACTIVATORS ON THE CERTAIN AGRONOMICAL TRAITS IN POTATOES (Solanum tuberosum L.)
The effects of two plant activators on the certain agronomical traits in potato production were investigated. Three varieties, Nif, Marabel, Concorde were grown in a Randomized Complete Blocks with 3 replication at Bozdağ, İzmir in summer growing season of 2002. Three doses of combination of two activators were used as following treatments; D1: control(without application) and D2 (normal dose): 60 ml/da crop- set and 30 ml/da ISR-2000 and D3 (higher dose): 120 ml/da Crop- set and 60 ml/da ISR-2000 were applied during flowering. The yield per plot, plant height, the number of leaf, leaf width, leaf height and tuber size were measured.
The normal dose had the highest means amongst all the tra...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : İKİ BİTKİ AKTİVATÖRÜNÜN PATATESTE (SOLANUM TUBEROSUM L.) BAZI TARIMSAL ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİLERİ ödevler ödev odev öde

THOMAS EDİSON

Ödevin Özeti

BIOGRAPHY



Thomas Edison was an inventor. He was born on February 11, 1847 in Milan, Ohio. His father was a jack-of-all-trades, his mother was a former teacher. Edison spent three months in school, then his mother taught him at home. At the age of 12 he sold fruit, candy, and papers on the Grand Trunk Railroad. In 1862, he became a telegraph operator. Exempt from military service because of deafness, he was a telegrapher until he joined Western Union Telegraph Company in Boston in 1868.
Probably Edisons first invention was an automatic telegraph repeater (circa 1864). His first patent was for an electric vote recorder. He wanted an "invention factory." As many as 80 "earnest men," including chemists, physicists, and mathematicians, were on his staff. "Invention to order" became very profitable.
From 1870 to 1875, Edison invented many telegraphic improvements: transmitters; receivers; the duplex, quadruplex, and sextuplex systems; and automatic printers and tape. He worked with Christopher Sholes, "father of the typewriter," in 1871 to improve the typing machine. Edison claimed he made 12 typewriters at Newark about 1870. The Remington Company bought his interests.
In 1876 Edisons carbon telegraph transmitter for Western Union marked a real advance toward making the Bell telephone practical. (Later, Emile Berliners transmitter was granted patent priority by the courts). With the money Edison received from Western Union for his transmitter, he established a factory in Menlo Park, N.J. Again he pooled scientific talent, and within six years he had more than 300 patents. The electric pen (1877) produced stencils to make copies. (The A. B. Dick Company licensed Edisons patent and manufactured the mimeograph machine).
Edisons most original and lucrative invention, the phonograph, was patented in 1877. From a manually operated instrument making impressions on metal foil and replaying sounds, it became a motor-driven machine playing cylindrical wax records by 1887. By 1890 he had more than 80 patents on it. The Victor Company developed from his patents. (Alexander Graham Bell impressed sound tracks on cylindrical shellac records; Berliner invented disk records. Edisons later dictating machine, the Ediphone, used a wax cylinder).
To research incandescence, Edison and others—including J. P. Morgan—organized the Edison Electric Light Company in 1878. (Later it became the General Electric Company). Edison made the first practical incandescent lamp in 1879, and it was patented the following year. After months of testing metal filaments, Edison and his staff examined 6,000 organic fibers from around the world and decided that Japanese bamboo was best. Mass production soon made the lamps, although low-priced, profitable.
Prior to Edisons central power station, each user of electricity needed a dynamo (generator), which was inconvenient and expens...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : THOMAS EDİSON TOMAS EDİSON ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik

VİSKOZİTE

Ödevin Özeti

DENEYİN ADI: Dönel viskozimetre ile sıvılarda ve emülsiyonlarda viskozite tayini
DENEY TARİHİ: 16.03.2005
DENEYİN AMACI: Dönel viskozimetre kullanarak viskozite ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi bulmak.
TEORİ: Sıvıların viskozluğu;
Gazlar gibi sıvılarda akmaya karşı bir direnç gösterirler. Akışkanların gösterdiği bu dirence viskozluk denir ve genellikle η ile simgelenir. Viskozluğun tersi olan niceliğe akıcılık denir ve genellikle ф ile simgelenir. Akıcılık ve viskozluk ф = 1/ η eşitliğine göre ters orantılıdır. Viskozitesi yüksek olan sıvının akışkanlığı düşüktür. Örneğin viskozluğu daha yüksek olduğundan gliserin suya göre daha yavaş akar. Sıvıların viskozluğu molekül yapıları ve moleküller arası etkileşmelerle yakından ilgilidir.
Herhangi bir boru içinde akan bir sıvının akış hızı akımı sağlayan yürütücü kuvvet ile akımı engellemeye çalışan direncin büyüklüğüne bağlıdır. Akımın yürütücü kuvveti borunun iki ucu arasındaki basınç farkından, engelleyici kuvvet ise sıvı moleküllerinin birbiri ile ve aktıkları borunun çeperleri ile yaptıkları sürtünmelerden doğmaktadır. İngiliz mühendis Osborne Reynolds (1842-1912) 1883 yılında akım hızına bağlı olarak farklı iki akımın varlığını denel yoldan göstermiştir. Buna göre, düşük hızlarda sıvı moleküllerinin akım yönünde olmak üzere bir boyutlu, yüksek hızlarda ise üç boyutlu öteleme hareketi yaptıkları ortaya çıkmıştır. Düşük hızla akan bir sıvıda her molekül bulunduğu düzlemi akış süresince hiç değiştirmemekte ve sanki sıvı moleküllerinden oluşan düzlemler şekil A da görüldüğü gibi birbiri üzerinden farklı hızlarda akış yönüne doğru kaymaktadırlar. Bu tür akımlara laminer akım, tabakalı akım veya viskoz akım denir. Moleküllerin, akım yönünde daha hızlı olmak üzere her yöne doğru hareket ettiği yüksek hızdaki sıvı akışına türbülent akım veya kargaşalı akım denir.
Akış hızı yükseltilerek belli bir hızda laminer akımdan türbülent akıma geçilir. Bu geçiş hızına kritik hız denir. Viskozite, yoğunluk ve akış borusunun iç çapına bağlı olan kritik hız, her sıvı için ve her boru için farklıdır. Akımın türünü, sıvının yoğunluk ve viskozluğu ile borunun çapından bağımsız olarak belirlemek üzere boyutsuz bir nicelik olan ve

Şeklinde tanımlanan Reynolds sayısı kullanılır. Burada; D borunun iç çapını, u akış hızını, ρ yoğunluğu, η ise viskozluğu simgelemektedir. Eğer Reynolds sayısı 2100 ile 4000 arasında iken kararsız bir durum vardır ve bu aralıkta laminer akımdan türbülent akıma dönüşme olur.
Sürtünmeden dolayı boru çeperlerinde sıfır olan sıvının akış hızı boru çeperlerinden merkeze doğru yükselir. Sıvı hızı u ve çeperden uzaklık z ile simgelendiğinde akış hızındaki bu yükselme Şekil A ve B de görülmektedir. Şekil B deki u=f(z) eğrisinin herhangi bir noktadaki eğimi (du/dz) hız gradyenti olarak tanımlanır. Akış hızının çeperden uzaklıkla değişme hızı ola...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : VİSKOZİTE ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik planla