AŞILAMA

Ödevin Özeti

Bu bölümde aşılamanın ne olduğunu, aşının neden yapıldığı, aşıyı etkileyen faktörlerden ve aşının sınırların yani hangi bitkiler arasında olabileceği hakkında bilgi verilecektir.

AŞILAMA

Aşılama, iki bitki parçasını bir bitkiymiş gibi kaynaşacak ve büyümelerine devam edecek şekilde birleştirmek sanatıdır. Yeni bitkinin üst kısmını veya tacını meydana getirecek aşı kısmına kalem, alt kısmını veya kökünü meydana getirecek aşı kısmına anaç adı verilir. İki bitki parçasını birleştirip kaynaştıran bütün metotlara aşılama adı verilir. Fakat anaca takılacak kısım, tek bir gözü ihtiva eden küçük bir kabuk parçası olduğu zaman, bu işleme göz aşısı denilir. Her ne kadar bu iki işlemin her biri kullanılan teknik biraz farklı ise de, bu bölümde aşılama işlemine etki yaptığı bildirilen koşul ve faktörlerin çoğu aynı şekilde göz aşıları içinde geçerlidir. Kalem ve göz aşısıyla ilgili geniş bilgi diğer kısımlarda ayrıntıyla anlatılacaktır.

KALEM VE GÖZ AŞILARININ YAPILMA NEDENLERİ

Çeliklerle, daldırmalarla, bölme veya başka bir vejetatif metotla uygun olarak çoğaltılamayan klonların ortadan kalkmasına engel olma,
Bazı anaçların özelliklerinden yararlanma,
Bazı ara anaçların olumlu etkilerinden yararlanma,
Büyük ağaçların çeşitlerini değiştirme (onarma aşısı),
Belirli özellikleri için seçilen çöğürlerin büyümelerini çabuklaştırmak,
Ağaçların zarar gören kısımlarının tamiri,
Virüs hastalıklarının incelenmesi,

KALEM VE GÖZ AŞILARININ TUTMASINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Kalem veya göz aşılarında tecrübesi olan herkes aşılamadaki başarı derecesinin değişebildiğini bilir, Bazı aşılarda tutma nispeti fevkâlade olduğu halde, bazılarında elde olunan sonuçlar cesaret kırıcıdır.Aşı yaralarının kapanmasını etkileyen pek çok faktör vardır.

Uyuşmazlık :

Uyuşmazlığın belirtilerinden biri, aşı noktasındaki kaynaşmanın hiç olmaması veya çok az olmasıdır. Belirli bir anaç ve kalemi kullanılmadan önce, bunların tamamen kaynaşma yeteneğinde olup olmadıklarının b...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : AŞILAMA ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik planlar

APANDİSİT

Ödevin Özeti

APANDİSİT
Yaygın bir hastalık olan apandisit, karnın alt kısmında bulunan ve apandis ya da apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır. Türkiye Hastanesi hekimlerinden Prof. Dr. Hasan Taşçı ye Opr. Dr Cavit Hamzaoğlu, apandis ya da apendiks ile ilgili şu bilgileri veriyorlar. Apendiks vermiformis uzun ince bir boru veya solucan şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda kör bir barsaktır. iki ila 25 cm arasında değişen uzunlukta olabilir. Çocuklarda, yetiş­kinlerden daha uzundur. Normalde karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda bulunabilir. Vücuttaki işlevi lam olarak bilinmeyen apendiks, bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organ olarak tanımlanıyor. APANDİSİT NASIL OLUŞUR? Prof. Taşçı ve Opr. Hamzaoğlu, apandisitin oluşması konusunda şunları söylüyorlar: Apandisit yüzde 90 oranda, apendiks lümeninin (yani apendiksin iç kısmının) dışkı ile tıkanmasından kaynaklanıyor. Sık görülen nedenlerden biri de tenf dokularının şişmesidir. Çeşitli nedenlerle apendiksin içi tıkandığı zaman, apen­diks lümeninde sıvı birikir, mikroplar çoğalmaya başlar ve iç basınç artar. Basıncın artması ile apendiks şişmeye başlar ve giderek apendiks dokusunun kanlanması ve beslenmesi bozulur. Daha sonra nekroz (çürüme) ve patlama oluşur. Türkiye Hastanesi uz­manları, iltihaplanmayı durdurmanın mümkün olmadığını belirterek apandisit önlenemez; önlemek için herhangi bir metod veya ilaç bulunmuyor diyorlar. GÖRÜLME SIKLIĞIEldeki verllere göre, apandisit her yasta görülmekte birlikte, en sık olarak genç erişkinlerde, 20-30 yaş grubunda ortaya çıkıyor. 60 yaşından büyüklerde yüzde 5-10 dolayında görülüyor, Çocuklarda en sık 6-10 yas grubunda görülen apandisjtin, 2 yaşından küçüklerde görülme oranı yüzde 2 dolayında kalıyor. Görülme sıklığı bakrmından cinsîyete göre ilginç tablo gözleniyor, Ergenlik çağından Önce, kız ve erkeklerde apandisit oranı eşit olduğu görülüyor, 15-25 yas grubunda, erkeklerde apandisite 2 kat fazla rastlanıyor. 25 yaşından sonraki dönemde or...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : APANDİSİT apandist ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matemat

ANTİOKSİDAN NEDİR?

Ödevin Özeti

Tip, bir yandan hastaliklarin tedavisinde yeni olanaklar arastirirken, öte yandan da saglikli bir yasam sürdürme, hastaliklari önleme yolunda yogun çalismalar yapmaktadir. Bu alanda en yogun çalismalar beslenme üzerinde sürmektedir. Gidalardaki lif oranlari, vitaminler, beslenmedeki protein, karbonhidrat ve yag miktarlari, yaglardaki doymus yag asidi yüzdeleri neredeyse hepimizin ögrenmeye basladigimiz kavramlar. Bu konuya daha titizlikle egilenler, son zamanlarda antioksidanlardan siklikla söz edildigini görmüslerdir. Bu konu çok konusuluyor ama, bilgilerin yeterli olmadigini da görüyoruz. Eksik bilginin, bilgisizlikten daha tehlikeli oldugu ilkesinden hareket ederek, antioksidanlar konusu biraz anlatmak istiyorum. Antioksidan nedir? Vücut hücreleri tarafindan üretildigi gibi, gidalarla da alinan bir grup kimyasal maddedir. Gidalarla alinan en önemli antioksidanlar, betakaroten, E ve C vitaminleridir. Nasil etki ederler? Soludugumuz havadaki oksijen, vücut içinde serbest radikaller adi verilen ve toksik (zehirli) etki gösteren bazi maddelerin olusmasina neden olur. Demirin paslanmasi ve baligin sudan çiktiktan sonra ölmesi, oksijenin zararli etkilerine örnektir. Vücudumuzda bulunan antioksidanlar, serbest radikallere karsi etki göstererek bunlarin zarar vermesini önler. Antioksidanlarin hastaliklari önledigi söylenebilir mi? Bu konuda kesin konusmak için bazi çalismalar daha yapilmali. Ancak tibbi istatistik çalismalari, ne kadar yüksek dozda antioksidan alinirsa, kanser ve kalp krizi gibi amansiz iki hastaliga yakalanma ihtimalinin o denli azaldigini ortaya koyuyor. Ayrica bulasici hastaliklar ve katarakt konusunda da yararli etkilerinin oldugu biliniyor. Ancak bu etkinin, olusmus hastaligin tedavisini degil, hastaliklarin önlenmesini sagladigini bir kez daha hatirlatmak isterim. Ne kadar antioksidana ihtiyacimiz var? Bu konuda kesin bir rakam vermek güç. Çalismalar, alinan miktar arttikça koruyucu etkinin de daha fazlalastigini ortaya koyuyor. En son çal...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ANTİOKSİDAN NEDİR? ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matemat

ANAMNEZ

Ödevin Özeti


Hikaye en azından fizik muayene ve laboratuvar testleri kadar önemlidir
Anamnez alınırken özen gösterilmemesi,
yeterli alınmaması
gereksiz bir çok laboratuvar tetkikleri ile hastanın oyalanmasına,
tanının günlerce konulmamasına veya yanlış tanı konulmasına,
hastaya yanlış tedaviler uygulanmasına yol açabilir.

Hikaye alınırken dikkat edilmesi gerekenler
Hekim dış görünüşüne, tıraşına, temizliğine, giyinişine dikkat etmelidir.
Hikaye almaya başlamadan önce hekim kendini takdim etmeli ve ailenin sosyal durumu ne olursa olsun onlara “Siz” diye hitap etmelidir.
Hekim hasta ailesi nasıl davranırsa davransın k ve anlayışlı olmak zorundadır.

Sorular açık uçlu olmamalı
Gereksiz yere takrarlamaktan kaçınılmalıdır.
Anahtarlık sallama, sakız çiğneme gibi hasta ailesinin dikkatini kaçıracak alışkanlıklar göstermemelidir.
Güler yüzlü olmalı,
Hastaya karşı verdiği önemi aileye hissettirilmeli

Hasta çocuğa sevgi ile yaklaşmalıdır.
İletişim kurulamayacak kadar küçük yaşta olan çocukların hikaye alınırken ailenin kucağında kalmasına izin verilmelidir.

Çoğu zaman yapılan bir hata çocuğunu acil olarak getiren aileye, fizik muayen ve ilk müdahaleler yapılmadan, hikaye alacağım diye hekimin uzun ve bıktırıcı sorular sormasıdır.
Aile panik içinde ise ve hastanın durumu acilse fizik muayene ve gerekli müdahaleler yapıldıktan sonra, aile rahatlayınca hikaye alınmalıdır

Hasta daha önce bir başka hekime götürülmüşse daha başlangıçta bu hekimin tenkit edilmesi aileyi olumsuz yönde etkiler.
Ancak hekimin bir meslektaşının hatalarını örtbas etmesi de yerinde bir tutum değildir. İlgili kurumlara söz konusu hekim bildirilmelidir.

Hikaye mümükünse primer olarak çocuğun bakımından sorumlu olan, onunla en fazla zamanı geçiren kişiden alınmalıdır.
Psikolojik tarafı ağır basan hastalıklarda, ensest ilişki sonucu cinsel tacizin olduğu durumlarda gerekirse aile bireyleri tek tek veya çocuktan yalnız iken hikaye alınmalıdır.

Anne ve baba bazen çocuklarının hastalığından dolayı kendilerini veya birbirlerini suçlayabilir ve birbirleri ile tartışamaya girebilirler.
Böyle durumlarda hekim tartışmayı kuvvetlendirecek ifadelerden kaçınmalıdır.
Ancak bu suçlamaları dikkatle dinlemelidir. Bazen çocuğun hastalığı konusunda birçok ipucu bu tartışmalar sırasında elde edilebilir.

Hekim ayrıca bulunduğu yörenin özelliklerini bilmesi gerekir.
Anamnezi hiçbir zaman bir an evvel tamamlanması gereken bir iş olarak değil, hastasına tanı koymasında yararlanılacak değerli bir yöntem olarak görmelidir.

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ANAMNEZ ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik planlar

ANATOMİ

Ödevin Özeti

ANATOMİ
Anatomi vücudunun yapısını inceleyen bilim dalıdır. İnsan anatomisi, insan vücudunun normal şekil ve yapısını inceleyen, en eski temel medikal bir bilim dalıdır. Anatomi terimi yalnız başına kullanılırsa, insan anatomisi anlamına gelir. Anatomi terimi Grek orjinli olup ana: içinde, ayrılmış, temnein: tome: kesmek, parçalara ayırmak kelimelerinden oluşmuştur. Latince kökenli dissectio (dis=ayrılmış, secare=kesmek) terimide anatomi ile aynı anlamı taşımakla beraber, dissectio günümüzde anatomi öğretiminin vazgeçilmez yöntemi olan kadavra pratiğini belirtmek amacı ile kullanılır.

1.2. ANATOMİNİN TARİHÇESİ
Riolan’ a göre, İbraniler 40 kemik ve 360 kiriş ve damar tanırlardı;Yunanlıların anatomi alanındaki bilgilerinin ise çok daha gelişmiş olduğu söylenir. Haller’e göre Hippokrates insan kadavralarının teşhisini yapmıştır; ama bunu ıspatlayan bir belge yoktur . Anatomi çalışmaları yapmaya yönelik bilinen ilk girişimler Batı’da Aristoteles (i.ö.384-22?)tarafından yapılmıştır. Bununla birlikte i.ö.3000-i.ö.1600 arasında kalan bazı papürüsler, eski Mısırlıların mumyalama sırasında anatominin bazı konularıyla ilgilenmiş olduklarını göstermektedir. Biyoloji biliminin kurucusu olan Aristoteles, bitkilerde ve hayvanlarda inceleme amaçlı kesmeler (teşrih) uygulanmıştır. Ama Aristoteles de tıbbın kurucusu sayılan Hippokrates(460-374) de, insan bedeninde kesme çalışmaları yapmamışlardır. Aristoteles’in eserlerinde, Hippokratesci yazarlara göre, anatominin durumunu bildiren bilgiler hem çok zayıf hem de hatalı gözlemlerle doludur. İnsan anatomisinin gerçek temelleri M.Ö.4yy. da İskenderiye okulu tarafından atılmıştır. Koslu Praksagoras ve öğrencileri Herophilos ve Erasistratos (bu sonuncusu belki de Aristoteles’in torunudur) insan kadavrası teşhiri yapmışlardır 2. Herophilos ve Erasistratos Aristoteles’ in ölümünden kısa süre sonra, Mısır’da Ptolemaios sülalesi hükümdarları, insan üstünde inceleme amaçlı kesme işlerini desteklemişler ve bu işin en etkili uygulayıcıları, Herophilos (i.ö.335-280) ile çağdaşı Erasistratos (i.ö.310-250) olmuşlardır. Herophilos 600 kadar insan bedenini keserek, anatomi incelemeleri yazmıştır;bunlar arasında gözlerle ilgili bir inceleme ve ebeler için bir el kitabı sayılabilir. Ama en büyük katkısı, beynin sinir sistemi merkezi ve zekanın bulunduğu yer olduğunu kanıtlaması ve beyinden omuriliğe giden sinirlerin çizimini yaparak, isteme uyanlar ve uymayanlar diye sınıflandırması olmuştur. Erasistratos, ayrıca kalbe yağ taşıyan lenfi incelemiş, gırtlak kapağının gırtlağı kapatmaktaki işlevini tanımlamış, kalpteki üçlü kapak ’ı ortaya çıkarmış, duyum sistemleri ile hareket sistemlerini birbirinden ayıdetmiştir. Dolaşım sistemini de yoğun biçimde incelemiş, ama atardamarda hava bulunduğunu savunmuştur:Bu, o dönemde yaygın bir inançtı; Çünkü normal olarak toplam kanın %...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ANATOMİ ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik planlar