ZEHİRLİ BİTKİLER

Ödevin Özeti

GİRİŞ

Tarihin ilk çağlarından günümüze kadar insanlar bitkilerden besinlerini sağlamış ve şifa aramışlardır ve beslenmelerinin yanında önemli hastalıklarını da şifalı bitkilerle tedavi edebilmişlerdir. Ancak her bitkinin düşüldüğü kadar yararlı olmadığı ya da yararlı etkilerinin yanında zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür.

Günümüzde de devam eden her ottan şifa arama geleneği, özellikle kırsal yörelerde birçok kaza zehirlenmelerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Merak sonucu özellikle çocukların bilmedikleri bir bitkinin yemiş, yaprak ya da başka bir kısmının tadına bakmaları ya da zararsız başka bitkilere benzetip toksik bitkiyi yemeleri sonucu sık sık zehirlenmeler olmaktadır. Birçok bitki çok toksik olmalarına karşın kontrollü kullanıldıklarında tedavide yararlı olabilmektedir. Örneğin Digitalis (yüksük otu), afyon (haşhaş), belladon alkaloidleri, veratrum alkaloidleri, vinca alkaloidleri, ipeka vb, gibi birçok bitkisel toksik madde günümüzde doğal ya da yarı sentetik türevler şeklinde tedavide kullanılmaktadırlar. Ancak bilinçsiz bir şekilde supraterapötik (aşırı) dozlarda uygulandıklarında çok ağır zehirlenme tablolarının ortaya çıkmasına yol açabilirler. Rönesans döneminin ünlü Alman hekimlerinden Paracelsus (l493-1541)’un ‘yalnız miktar zehiri belirler’ (Dosis sola facit venonum) cümlesi bitkisel maddeler için de geçerlidir. Zehirli mantarlar başta olmak üzere diğer toksik bitkilerle akut zehirlenmelerin şiddetini yenilen miktar belirlenmektedir.

Bitkilerle zehirlenmeler daha çok kabuklu yemiş ya da meyve kısmıyla olmaktadır. Örneğin Akdiken (Rhamni cathartica), yılan yastığı (Dracunculus vulgaris), güzel avrat otu (Atropa belladonna), hanımeli (Lonicera japonica), yaban yasemini (Solanum dulcamara), taflan (Prunus laurocerasus), ardıç (Juniperus sp.), ökse otu (Viscum album), çoban püskülü (İlex aquifoİiıım) porsuk ağacı (Taxus bacata), sarmaşık (Parthenocissus sp.), it üzümü (Solanum, nigrum) vb, gibi bitkiler kabuksuz ya...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ZEHİRLİ BİTKİLER ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik

ZEYT VE 221N Ç VE 221ÇEK SAP SOKANI

Ödevin Özeti

I-ZEYTİN ÇİÇEK SAP SOKANI (Calocoris trivialis Costa.} (Het.: Miridae )) 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI: Erginler 7-8 mm boyundadır. Genel görünüş; itibarı ile uzunca bir vücut yapışma sahiptir. Renk yeşilimsi olup erkekleri dişilere nazaran daha koyu renklidir. Baş küçük bir üçgen şeklindedir. Antenlerde genellikle sarımsı yeşil renk hakim olmakla beraber segmentleri arasında renk farklılıkları mevcuttur. Kanatlar şeffaf, damarlar gayet barizdir. Karın kısmı ve bacaklar sarımsı yeşil renklidir. Abdomenin uç kısmı erkek ve dişide farklı yapılışta olup, erkeklerde bu sivri bir kısımla son bulduğu halde, dişilerde bir yarık şeklinde görülür. Dişiler erkeklere nazaran daha uzunca bir vücut yapısına sahiptir. Şekil itibariyle bir muzu andıran yumurta açık krem rengindedir. Üzeri düz ve pürüzsüzdür. Yumurtadan ilk çıkan nimfler yeşil renklidir. İlk dönemlerde hareketlen nisbeten yavaştır. Zaman geçtikçe hareketleri artar ve özellikle son donemde yani 5nci dönemde kanat izleri belirgin hale gelir. Kışı sürgünlerde açılan yarıklar içinde yumurta halinde geçirir. Havaların ısınmaya başladığı mart sonu-nisan başlarında yumurtalar açılmaya başlar. Çiçek salkımlarının belirgin bir hal aldığı bu dönemde tek tuk bu zararlının nimflerine rastlanır. Çiçek salkımlarının gelişme periyodu içinde zararlı çıkışında da süratli bir artış görülür. Nimf ve ergin dönemleri tamamen zeylinde geçer. Gerek nimf ve gerekse erginler hortumlarını çiçek tomurcuklarına sokarak beslenirler. Nimfler oburca beslenmeleri sonucu gelişmelerini genellikle nisan ayı sonuna kadar bitirirler ve ergin dönemine geçerler. Cinsel olgunluğa ulaşan dişiler çiftleşmeyi müteakip yumurta koyma boruları vasıtasıyla genç sürgünlerin kabuk kısmı üstünde açtıkları yarıklar içine bırakırlar. Bir ergin dişi elliye yakın yumurta bırakabilir. Bu zararlı yılda bir döl verir. 2. ZARAR ŞEKLİ, EKONOMİK ÖNEMİ VE YAYILIŞI C. trivialis doğrudan doğruya bir çiçek zararlısıdır. Çiçek tomurcuklarının belirmesi ve kabarması ile başlayan zarar çiçeklerin meyve bağlamasına kadar devam eder. Zarar nimf devresinde başlamakla beraber ergin döneminde böcek oburca beslendiği için daha da artar. Her iki dönemde de böcek, hortumu vasıtasıyla önce tomurcuğun çanak yaprağını ve daha sonra çiçek iç organlarını emmek suremle beslenir. Çanak yaprağının emilmesi sırasında dairevi bir leke meydana gelir. Zaman ilerledikçe emgi yeri koyulaşır, çiçek açılamaz, renk kahverengiye dönüşür ve neticede zarar gören tomurcuk kuruyup dökülür. Açılmış çiçeklerde de üreme organlarının tahrip edilmesi sııretiyle de zararı devam eder. Normal yıllarda bir çiçek salkımındaki 30-40 tomurcuktan 4-X tanesi bu zararlıya hedef olmakta ve meyve bağlıyamamaktadır. Bundan başka bu böcek için tesbit edilen diğer hır zarar sekli daha vardır ki bu da ergin dişi tarafından yumurta koymak için genç sürgünler üzerinde ovipozitor vasıtasıyla açılmış olan yaralardır. Bö...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ZEYT VE 221N Ç VE 221ÇEK SAP SOKANI ZEYTİN ÇİÇEK CİCEK ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava öd

YULAF

Ödevin Özeti

YULAF Yulafın Kökeni Yulafın vatanını Decandolle, Doğu Avrupa ve Tataristan; Hausknecht ise orta Avrupa olduğunu iddia etmektedir. Meşhur tasnifçi Kornicke ise Güney Avrupa ve Doğu Asya olarak göstermektedir. Yulafın Anadolu’da yetiştirilmesi de oldukça eski bir maziye dayanmaktadır. On yedinci asırda yaşamış olan yunan yazarı Galenus eserinde Anadolu’da yulaf yetiştirilmesinden uzun uzadıya bahsetmiştir. Yulafın insanlar tarafından bilhassa dane verimi için ziraate alınması diğer buğdaygiller kadar eski değildir. Yulafta çavdar gibi buğday ve arpaya göre yeni bir kültür bitkisidir. Yulafın Anadolu’da önceleri yabani ot olarak, sonraları da atlar için tane yem olarak yetiştirildiği bilinmektedir. Son yıllarda dünyada yulafın insan beslenmesinde öneminin artması endüstride kullanılmaya başlanması, yeşil yem ve yapay otlaklarda kullanılması ekimin artmasına neden olmuştur. Yulafın Yeri ve Önemi Yulaf toprak seçiciliği, çavdardan sonra en az olan serin iklim tahıl cinsidir. Yeterli nemi olan fakir topraklarda bile yetiştirilebilmektedir. Yulaf bataklık alanların tarım arazisine çevrilmesinde kullanılabilecek bitkilerden biridir. Ülkemiz tarımında yulafın oldukça eski bir yeri vardır. Selçuklu ve Osmanlılar yulaf yetiştiriciliğine büyük önem vermişlerdir. Kıtlık yıllarında yulaf Anadolu’da ekmeklik tahıl olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde yulaf ekim alanları 1960-65 yıllarına kadar sürekli artış göstermiş, 400.000 ha ekim alanına ve 600.000 ton üretime ulaşılmıştır. Yulaf ekim alanları ve üretim miktarları dünyada ve ülkemizde önemli bir azalma göstermiştir. Ülkemizde son yıllarda önemli bir değişim göstermemekle birlikte 1960’lı yıllara göre azalmalar meydana gelmiştir. Ülkemizde en fazla yulaf üretimi Marmara Bölgemizde gerçekleşmektedir. Kocaeli ve Konya illerimizde yulaf üretim miktarı yüksek olup en fazla verim Yalova ilinde sağlanmaktadır. Yulafın Bitki Özellikleri Yulaf danesi tıpkı buğdayda olduğu gibi önce üç kökçük verir. Fakat kısa bir zaman sonra beş-altıya çıkar ve bundan kısa bir müddet sonra kaybolarak yerlerine toprak yüzüne yakın boğumlardan yeni kökler meydana gelir. Buğdaygiller içerisinde en kuvvetle kök sistemine sahip olan tahıl yulaftır. Çimlenme zamanında bile, yeni kökler meydana geldiği gibi mevcut kökleri de hayatta kalır. Yulafta köklerin çoğu toprağın 20-25 cm derinliğe yayılmıştır. Yulafta kök sisteminin kuvvetli olmasından ötürü toprakta mevcut besin maddelerinden diğer buğdaygillere nazaran daha çok faydalanır. Yulafın kardeşlemesi orta derecelidir. Gövdesi ortalama 70-80 cm, bazen 113 cm kadar boy alır. Yaprakları 13-26, bazen 30 cm kadar uzunluktadır. 1-1,2 cm genişliktedir. Gövdesi kuvvetli olduğundan pek yatmaz, kulakçığı yoktur. Yulafta dane rengi beyaz ve grimsidir. Sarı, siyah karışımı olanları da vardır. Danesi şekil bakımından uzuncadır, boyu 20-23 mm kadardır. Bin dane ağırlığı 19-30 gr tartar. He...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : YULAF ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik planlar bi

YEŞİL DUVAR VEYA ÇİT BİTKİLERİ

Ödevin Özeti

YEŞİL DUVAR VEYA ÇİT BİTKİLERİ

KURT BAĞRI (Ligustrum):
Süs bahçelerinde çokça kullanılan bir bitkidir. Makaslamaya geldiğinden çit bitkisi olarak kullanılır. Çok çabuk büyük. Yerden itibaren dallanır. Yapraklarını dökmez. Muntazam budandığı takdirde güzel bir duvar şeklini alır. Ortalama olarak 1,5-2 metre kadar yükselir. Yaprakları oval şeklindedir. Çiçekleri beyaz renkte olur, fakat makbul değildir.
Çit bitkisi olarak yolların ve bahçelerin kenarlarına dikildiği gibi tek ve gruplar halinde ormancılar arasında da karıştırılır.
Çeşitleri:
L. Lucidum: Yaprakları iri ve parlaktır. Yaz ve kış dökülmez. Sürgünleri gayet kuvvetli ve düzgün boylanır. Anaç olarak kullanılır. Buna Japon Ligustrumu da denir. Tohumla üretilir.
L. Compactum: Yeşil çit bitkisidir. Yapraklarını yaz ve kış dökmez. Büyümesi gayet çabuktur. L. Ovalifolium çeşidi de buna benzer.
L. Vulgare: Kışları sert geçen yerlerde yapraklarını dökerse de diğer yerlerde pek dökmez. En çok kullanılan bir çeşittir. Çok çabuk gelişir, büyümesi gayet muntazamdır. Bol çiçek açar. Bunlardan başka, alaca yapraklı ve ufak yapraklı ligustrum çeşitleri de vardır.
Toprağı:
Toprak hususunda istekli değildir. Hemen, hemen her çeşit toprakta yetişebilir. Çoğunlukla kumsal ve bol gübreli topraklarda sık sık sulandığında çok güzel yetişmektedir.
Üremesi:
Ligustrum çelik ve aşı ile üretilir.
Çelikle Üretme: Kasım-Aralık aylarında odunlaşmış dallarından alınan 15-25 cm boyundaki çelikler demet haline getirilerek kum içerisinde katlamaya tabi tutulur. Çelikleri kesmeden evvel yaprakları temizlemelidir. İlkbahara kadar burada kalan çelikler mühre bağladıklarında Mart-Nisan aylarında köklendirme tavalarına 10 cm aralıkla dikilir. Yaz aylarında gayet bol olarak sulanır, sulama ile birlikte 15-20 günde bir şerbet verilirse daha çabuk büyür. Sonbaharda satışa arzedilir.
Aşı İle Üretme: Alaca yapraklı ve ufak yapraklı ligustrumlar Mart-Nisan aylarında anaç olarak seçilen L. Lucidum (Japon ligustrumu) üzerine istenilen yükseklikten aşılanır. aşı çeşidi dilcikli İngiliz aşısı veya diğer kalem aşılarından biridir. Bu suretle bahçelerde çok kullanılan taçlı Ligustrum elde edilmiş olur. Aşı sırasında anacın üzerindeki yaprakları temizlemek lazımdır.
Japon ligustrumu çelikle üretilmez. Çünkü alınan çelikleri köklenme kabiliyetinde değildir. Bunun için tohumla üretilir. Tohumları İlkbaharda tohum tavalarına çizgi usulü ekilir. Meydana gelen fidanlar aşı parsellerine 0,75-1 metre aralıkla dikilir.
TAVŞAN KULAĞI (Sansevleria)
Evlerin süslenmesinde kullanılan gösterişli bir saksı çiçeğidir. Dayanıklı olup her yerde yetişir. Soğuklardan korkar. Yaprakları uzun olup, çeşitlerine göre beyaz ve sarımtrak alacalıdır.
Toprağı:
1/4 funda toprağı, 1/4 elenmiş koyun gübresi, 1/8 killi toprak ve 1/8 dere kumunun karışmasından meydana gelen toprakları sever.
Üremesi:
Sansiverya kökten çıkan piçleri ayırmakla ve yaprak...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : YEŞİL DUVAR VEYA ÇİT BİTKİLERİ ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss f

YAPRAK

Ödevin Özeti

YAPRAK A-GENEL KARAKTERLERİ VE MORFOLOJİSİ Yaprak gövdenin yanal organlarından biridir.Vegetasyon noktasının altında,tunica dokusunun papilleşmesi ile çıkıntılar oluşur.Bunlar yaprağın ilk taslaklarıdır.Vegetasyon noktasından aşağılara doğru inildikçe bu çıkıntılar yaprakları oluşturur. Yapraklar gövde ve dalların belli bölgelerinde düğüm (nodyum) yerlerinden çıkarlar. Yapraklar sınırlı büyüme gösterdiğinden kısa sürgün olarak kabul edilir.Fotosentez gibi hayati olayları gerçekleştirdiği için geniş bir yüzeye sahiptir.Yapraklar gövde eksenine dik olarak yassılaşırlar ve bilateral simetriktirler.Yaprağın iç kısmı (dorsali), dışına(ventrali) göre fazla farklı olmadığı için yaprakta dorsaventralite vardır. YAPRAĞIN KISIMLARI : Bir bitkinin gelişmiş yaprağı öncelikle damarlı bir yapı olan “oya = lamina” ‘dan ve ayanın altında uzanan bir “sap = petiol” ‘dan oluşur. Bu sap kalınlaşır, genişler ve “yaprak kını = vagina” ‘ yı teşkil eder. Yaprak kınının üst tarafının sağ ve solunda yer alıp gelişiminin erken safhalarında beliren ve yan yapraklara karşılık gelen organcıklara “stipül” denir. Yaprağın farklı kısımları ve gelişmesi A = aya, P = petiol, S = stipül, V = Vagina, II. Yaprak ve kısımlarının gelişmesi 1, 2, 3, puldan yaprak haline geçiş, 4, 5, 6, ve 7 safha tam yaprak şeklinin meydana gelmesi ve farklı yaprak kısımlarının teşekkülü. A = aya, S = stipül, P = petiol Öyleyse yaprağı genel olarak dört kısıma ayırabiliriz. 1 – Yaprak ayası (Lamina) 2 – Yaprak Sapı (Petiolus) 3 – Kulakçıklar (Stipüller) 4 – Kın (Vagina) Bazı bitkilerde bu kısımlardan bazıları eksik olabilir. Örnek: Baklagillerde sap kısmı eksikken kın kısmı iyi gelişmiştir. Tütünde ise kın ve sap bulunmaz. 1 – Yaprak Ayası : Yaprak ayası damarlı bir yapıya sahiptir. Fotosentez ve terlemenin büyük bir kısmı burada olur. Yapraklar ayanın parçalı ve düz olmasına göre gruplara ayrılır; a) Basit Yapraklar: Bu yapraklar tek parça halindedir. Bunlar ayanın şekline göre oval, kalpsi, dilsi ya da yaprağın kenar yapısına göre düz, dişli ve loplu gibi isimler alabilir. Ayanın şekline göre basit yapraklar: a:iğnemsi, b=şeritsi, c=dilsi, d=oval, e=yuvarlak, f=kalpsi, g=üçgensi, h=oksu basit yapraklar Kenar şekline göre basit yapraklar: a=düz, b=testereli, c=dişli, d=basit loplu, e=elsi loplu b) Bileşik Yapraklar: Bu yapraklarda aya parçalara bölünmüştür. Bunları da aşağıdaki gibi ayırabiliriz; 1-Tüysü “Pinnat” Yapraklar : Yaprak ayası orta damara dik eksenler boyunca parçalanır. Tüysü Yapraklarda en uçtaki yaprakçık tek ise tüysü (imperipinnat) iki ise çift tüysü (peripinnat) adı verilir. 2- Elsi “Palmat” Yapraklar : Parçalanma orta damara paralel eksenler boyunca da olur. Bu durum sonucunda üç lop meydana gelmişse “üç loplu yaprak” (trifoliat) , çok lop meydana gelmişse “elsi = palmat” yaprak oluşur. Bileşik yapraklar: a:trifoliat, b=palmat, c=katmerli pinnat, d=pinnat...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : YAPRAK ödevler ödev odev ödev sitesi odev sitesi ödev siteleri bedava ödev tez dönem ödevi öss fizik matematik planlar b