25/11/2008 · Kategori: Dunya Edebiyati
Ödevin Özeti
10 ADIMDA İŞ PLANI
Parlak olduğuna inandığınız bir fikriniz var. Fikrinizin bir proje olarak değerlendirilebilmesi, kaynak bulabilmesi için nasıl işe dönüşeceğini gösterebilmelisiniz. Bunu da ancak bir iş planı hazırlayarak yapabilirsiniz.
1. Profesyonel Özet: Profesyonel özetler, potansiyel yatırımcının projenizi okuma şansını arttırmak için gerekliyor. Hatta yatırımcıların çoğu yalnızca bu bölüme bakarak bile destek verip vermeyeceğine karar verebiliyor.
Profesyonel özetler, tüm iş planlarınızın özü gibidir. İşiniz, içinde bulunduğunuz sektör, pazarlama stratejileriniz, ihtiyacınız olan finansal kaynaklar gibi tüm ayrıntıların bir toplamıdır.
2. Şirket Analizi: Şirket analizi, şu anki ya da gelecekteki şirketinize stratejik anlamda genel bir değerlendirmesidir. Bu analizin içermesi gereken önemli sorulardan bazıları:
- Şirketiniz hangi fırsatları lehine çevirebilir?
- Bunu hangi servis ve hizmetlerle yapabilir?
- Hangi ürün veya hizmetleriniz diğerlerinden farklı? Neler sizi iş dünyasında başarılı kılabilir?
- Şirketinizin uyguladığı stratejiler nelerdir?
- Şirketinizin organizasyon yapısı nasıl?
3. Sektör Analizi: Şirketinizin rekabet içinde olduğu alanı belirleyen analizlerdir. İçermesi gereken sorular ise:
- İçinde bulunacağınız/bulunduğunuz pazarın boyutu nedir?
- Eğer varsa, hangi pazar trendleri bu boyutları etkiler?
- Başlıca rakipler kimler? Her birinin pazar payı nedir?
- Pazarada bulunan ikame mal ve hizmetler hangileri? Ücretsiz olan ürün ve hizmetler var mı?
- Pazara giriş için engeller var mı?
- Hangi parametreler şirketinize yardımcı olabilir?
4. Müşteri ve Rekabet Analizi: Bu analizde aşağıdaki soruların cevapları yer almalıdır.
- Müşterileriniz kimler? Hangi demografik özelliklere sahipler?
- Müşterileriniz nerede yaşıyor ve gelir düzeyi ne?
- Ürün veya hizmetlerinizden hangileri bu kişilerce bir ihtiyacı gidermek için devamlı olarak satın alınıyor?
- Müşterilerinizin asıl ihtiyaçları neler ve bu ihtiyaçları neler etkiliyor?
- Başlıca rakipleriniz kimler?
- Rakipleriniz ne kadar büyük?
- Hangi stratejileri kullanıyorlar?
- Geçmişte pazara katılanlara reaksiyonları nasıldı?
5. Pazarlama Planı: Pazara girmek için kullandığınız tüm stratejileri içerir. Planda yer alması gereken bilgiler:
- Bütünleşik pazarlama stratejisi – Pazara girişte ürün ve hizmetlerinizi nasıl tanıştırmayı planlıyorsunuz?
- Ürün ve hizmetler – Ürün ve hizmetlerinizi ortaya koyan ayrıntılı bilgi.
- Ücretlendirme – Ürün veya hizmetinizin satılacağı fiyat bilgisi.
- Dağıtım – Ürün veya hizmetlerinizin şirketten son kullanıcının eline geçmesi için kullanılacak metodlar.
- Satış yaklaşımı – Ürün veya hizmetlerinizi satış yöntemleriniz.
- Reklam ve promosyon – Reklam ve promosyonlar için ayrılacak olan bütçe ve uygulanacak olan metodların getirileri.
- Halkla ilişkiler – Ürün ve hizme...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ON ADIMDA İŞ PLANI 10 ADIMDA İŞ PLANI ON ADİMDA İS PLANİ odev, matematik, matematik ödevleri, kitap, kitap özetleri, oze
24/11/2008 · Kategori: Dunya Edebiyati
Ödevin Özeti
KHEDIVE PAVILLION Khedive Pavillion which is a precious work of art which reminds us that Istanbul is the centre of an empire has got an interesting story. Ottoman Empire had on Egypt governor who is called Khedive . The word Khedive is a Persion word and it means privileged governor . In French the word by being ‘VICE ROI’ means a half king.Onn the 8th of june 1867 the title Khedive was accepted .In 1903 Ottoman Empire’s last Khedive young Abbas Hilmi Pasha bought two wooden residences in Çubuklu.He bought the garden which contains the slopes and the flat ground at the back of the residences.In the year of 1907 he got Italian architect Delfo Seminati to make the palace which is fashionable for that time and is in the style of ‘ART NOUVEAU’ Khedive Pavillion which was built on a land which is 1000 m2 is on exceptional work of art with its tower which sees the forests and blue waterway which connects two continents from the hills of Boshporus. The Building of the pavillion is shaped like a chateau. On the top of the door there is the crow of Khedive with its moon and star and also there’s a flag of it which was changed into a heraldry. The entrance of the gate was carved with the figures of golden gilding flowers. Round marble pillars, terraces, the bedroom, of Khedive, its tower, marble, wooden and crystal livingrooms have got important peculiarity. It was adorned with the elements which can be valved of Neo-Classic, Neo-Ottoman, Neo-Islam. The development in the European architecture, flower, fruit and animalpictures were made onto walls, ceilings and pillars. (Ceiling decorates) (The door of the Khedive Pavillion) (The heraldry of the Khedive Pavillion) (The balcony) ABBAS HILMI PASHA After Tevfik Pasha died of fewer in 1892, when he was very young, his son Abbas the 2nd ascended the throne. But , he was not even 18 at this time. As the Khedive was so young, the English goverment didn’t take him seriously and this caused him to react sometimes. Abbas Hilmi Pasha visited Europe, which was not very friendly to England worse. He also visited Istanbul very often, too. He didn’t want to live in Egypt anmore. He was looking for someone to take shelter and as a shelter, he mostly nelied on the Ottoman Government. Because of this need to take shelter, he visited Istanbul the second times in 1894 ,when he was 20. His mother wanted him to many one of the girls of the Sultan. Sultan Abdulhamid accepted his mother’s proposal but, this time, the young governor refused. Because he was in love with one of the king’s slaves. During this time , the famous 1894 earthquake happened . As this was the first time Abbas Hilmi Pasha and his mother saw anearthquake, the were afraid too much. After this event, Sultan gave them a place to live for short time. Then, Hilmi Pasha...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : KHEDIVE PAVILLION KHEDİVE PAVİLLİON odev, matematik, matematik ödevleri, kitap, kitap özetleri, ozet, özet, ücretsiz öde
24/11/2008 · Kategori: Dunya Edebiyati
Ödevin Özeti
Andre Gidenin kendisi tarafından roman olarak adlandırdığı tek eseridir. Geleneksel roman anlayışının dışında kaleme alınan Kalpazanlar romanı, Andre Gidenin yazarlık hayatının en geniş kapsamlı ve en ilgi çekici bir ürünüdür. Kitabın yazılması seneler sürmüş, romanın planı üzerinde titizlikle durulmuş ve adı Sahtekarların Günlüğü olarak konulmuştur. Daha sonra hikaye muğlaklaşmaya ve kapalılaşmaya başlayınca kahramanlarını değiştirerek son şeklini verdi Gide Kalpazanlara. Maceralardan bazıları günlük gazetelerden alınmış, bir çoğu da müellifin bizzat yaşadığı hadiselere dayanmaktadır. Muhteva/Konu: Romanda belirli bir konunun mevcudiyetinden, o konunun çeşitli yönleriyle ele alınışından söz etmek zordur. Zaten Gide de romanını belirli hayatlardan bağımsız ve önceki romanlardan farklı bir yöntemde ve sıkı, basma kalıp kurallardan arındırılmış olarak yazmak eğilimindedir. Romandaki Gidenin yerini almış olan Edouartın ortaya koymuş olduğu düşüncelerden bu eğilimi rahatlıkla anlamak mümkündür. Gide, roman hakkındaki düşüncelerini Edouart vasıtasıyla ortaya koyar. Edouart şöyle der romanda: Benim romanımın konusu yok... Başıma ne geldiyse hepsini içine koydum. Başıma ne geldiyse hepsini içine koydum; hepsini ona sokmak istedim. Bu ve bu gibi cümlelerden Gidenin roman anlayışını rahatlıkla anlamak mümkündür. Romanda, dönemin Fransız toplumunun hayat tarzları, aile hayatları, insanlar arası münasebetleri, aşkları, idealleri, acıları özellikle iki yüzlülükleri, gayrimeşru, seksüel, ilişkileri, tarafsızlık ve doğallık çizgileri içinde ele almıştır. Fuhuş yuvalarında bulunan gençler, bunların grup ve kulüplerde yaptıkları sahtekarlıklar, metresleriyle evlilerin fuhşî ve utandırıcı hareketleri romanın önde gelen konularındandır. Olay Örgüsü: 1) Bernardın bir rastlantı sonucu annesine ait yasak aşk mektuplarını bulması ile gerçek babası zannettiği Profitondieua hakaretli bir mektup yazarak evden ayrılması. 2) Vincent ile Lavranın gayrimeşru ilişkileri ve bu ilişkilerin sonunda ortaya çıkan hadiseler. Vincent hem Losura tarafından hem de Lillian tarafından istenilen birisidir. Bu bir çatışmayı beraberinde getirir. 3) Edouardın, Lauranın yardım isteği üzerine Parise gelmesi 4) Olivierin Vincent aracılığı ile Passauantla tanışması Hem Passauant hem de Edouard için arzu edilen unsur olan Vincent çatışmaya sebep olan kişidir. 5) Lauranın doğum yapmak üzere Bernard ve Edouard ile İsviçre Alplerine gitmesi ile şekillenen olaylar. 6) Hakim Molinierin George adındaki çocuğunun da içinde bulunduğu grubun fuhuş yuvalarını işletmeleri, sahte para basmaları, Borisin Ghenidonisolun başkanlığında tertib edilen bir oyunda kendini vurması ve Bernardın evine dönmesiyle vaka zinciri son bulur. Olay örgüsü son derece karmaşıktır. Tek bir çizgi halinde devam etmez. Arzu etmekle başlayıp, şahsi çıkar çatışmalarıyla devam eden romandaki olayların bir kısmı halde bir kısmı da geçmi...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : KALPAZAN KAL PAZANLARKALPAZANLAR KALPAZAN NEDİR KALPAZAN TANIMI odev, matematik, matematik ödevleri, kitap, kitap özetle
24/11/2008 · Kategori: Dunya Edebiyati
Ödevin Özeti
KAFKA VE GOLDİNG’İN MEKAN SEÇİMİ Bir edebi eseri başarılı kılan en önemli etkenlerin birisi de yazarın seçmiş olduğu mekandır. Nobel ödüllü Golding ve dünyaca tanınmış Avusturyalı yazar Kafka’da eserlerinde bu mekan kavramı titiz bir şekilde incelemişlerdir. İki yazarın mekan anlayışı da, eserlerine zenginlik katarak onları edebi eser niteliğine yüceltmiştir. Sineklerin Tanrısı adlı eserinde Golding hiç kuşkusuz geleneksel ada kavramından etkilenmiştir. Avrupa’da on dokuzuncu yüzyılda başlayan “Romantik Dönem” de “yalnızlık”, “kaçış” ve “umutsuzluk” temaları ön plana çıkmışlardır. Robinson Crusoe veya Define Adası gibi serüvenlerde “ada” kavramı bu düşüncelerden dolayı seçilmiştir. Bu iki klasik eserde olduğu gibi Sineklerin Tanrısı’nda da olaylar dışa kapalı bir ortamda, ada da gerçekleşmiştir. Aynı şekilde Değişim’de de Gregor Samsa’nın başından geçen olaylar dışa kapalı bir ortamda gerçekleşmektedir. Böceğe dönüştükten sonra Samsa hayatını sadece bir odada geçirmiş, uçakları düşen çocuklar da güç bela adaya ulaşıp hayatları tropik bir adada geçirmişlerdir. Böylece eserlerdeki ilk “mekan sınırlandırılması” benzerliği ortaya çıkmaktadır. Mekanların nitelikleri de aynı şekilde benzerlik göstermektedir. “Oda” ve “Ada” mekanları her ne kadar “sınırlı bir yaşam yeri” düşüncesini akla çağrıştırsa da, yazarlar tarafından onlara verilen değerler, bu mekanlara geniş bir nitelik yelpazesi sağlar. Ada kavramını iki ana yönde ele alabiliriz. Ada bir yanda güzelliği, özgürlüğü ve tutkuyu içinde barındıran bir “ütopya” iken, öte yandan yoluğun, yalnızlığın ve korkunun egemen olduğu bir sürgün yeri de olabilir. Aynı şekilde bir oda da bu kadar geniş bir çeşitliliğe sahip olabilir. Oda mekanı okuyucuya iki zıt durumu çağrıştırabilir. Oda, duvarların kırık dökük, eski, pis ve bakımsız eşyalardan ibaret bir dört duvar da olabilir, tarihi bir konağın, şık, geniş ve zevkli bir şekilde döşenmiş bir odası da olabilir. Kafka ve Golding için önem konu ise işte bu geniş nitelik yelpazesidir. Golding adanın doğal yapısında bulunan birtakım özellikleri ve onların kendisine sağlayacağı anlatım olanaklarına önem vermiştir. Dünyadan kopuk bir yerde yer alan bir tropik ada, ona insanların yapısında olan, fakat bastırılan, özgürlük duygusunu kullanmasına olanak sağlamış ve bu değerin de çarpıcı olması sağlanmıştır. Aynı şekilde Kafka da, fiziksel olarak dört duvar içende sıkışmış olan Samsa ile onun gerçek hayatta karşılaştığı “toplumsal baskılar” arasında bir bağlantı kurmuştur. Ada ve odaya bakış açıları ele alınan çağlara ve yazarlara göre farklılıklar göstermektedir. İlk çağda yazılan Atlantis hikayesi ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yazılan Sineklerin Tanrısı arasında çok büyük bir fark vardır. Bir yanda mutluluğun, iyiliğin, düzenin ve gelişmişliğin varolduğu Atlantis, öbür yandan tedirginliğin, mutsuzluğun, kötülüğün, çatışmanın ve düşmanlığın kol gezdiği, adı...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : KAFKA GOLDİNG MEKAN SEÇİMİ KAFKA MEKAN SEÇİMİ odev, matematik, matematik ödevleri, kitap, kitap özetleri, ozet, özet, ü
24/11/2008 · Kategori: Dunya Edebiyati
Ödevin Özeti
Johann Wolfgang von Goethe - Genç Wertherin Acıları Alman edebiyatının ve klasizmin en büyük yazarlarından olan Goethe, 28 ağustos 1749’da Frankfurt’da doğdu. Varlıklı bir aileden gelen babası tarafından Aydınlanma düşüncesinin ideallerine göre yetiştirildi. Küçük yaşta Fransızca, Latince ve Eski Yunanca öğrendi, güzel sanatlar ve tiyatroyu tanıdı. 1765’de hukuk eğitimine başladı ancak hastalanıp evine döndü. Din ve mistisizmle tanışması bu dönemdedir. İyileşince, hukuk eğitimini Strasbourg’da tamamladı. Dil üzerine araştırmalar yapan Herder’le dostluk kurdu. Parlak bir gençti Goethe. 1775’de Weimar Dükü tarafından elçilik danışmanlığına atandı ve 1782’de “von” unvanını aldı. 1786’da Roma’ya giderek güzel sanatlar alanında incelemeler yaptı. Sicilya’da ise -ilginçtir- botanikle ilgilendi. Almanya’ya dönüşünden sonra evlendi Goethe. Doğan beş çocuğundan sadece birisini yaşatabildiler. Bu sıralarda Jena kentinde ikamet ediyordu ve Schiller’le de burada tanıştı. Yaklaşık on yıl süren dostlukları sırasında, iki yazar olumlu anlamda birbirini her yönden etkilediler. Siyasi karışıklar ve toplumsal patlamalara, 1805’de Schiller’in ölümü de eklenince çok sarsılan Goethe, Jena’dan ayrıldı. Yaşı da hayli ilerlemişti, köşesine çekildi; yazdı, durmadan yazdı ve hayatının en üretken dönemini geçirdi. 22 Mart 1832’de Weimar’da öldü. Goethe’nin Üç Dönemi Goethe’nin sanat yaşamı üç evrede değerlendirilir. Üniversite yıllarından 1775’e kadar süren gençlik döneminin ilk yıllarında, sanat dünyasında yapmacıklı aşkları ve eğlenceli hayatı işleyen bir akım egemendi. İlk şiirlerini bu akımın etkisiyle yazmıştır. Ancak ne bu hayat, ne de bu sanat anlayışı ona uygun değildi. Zaten, bir süre kendisini kaptırdığı o günlerin eleştirisini, bir kaç yıl sonra yazdığı “Suça Katılanlar” oyununda bulmak mümkündür. Yine de, kendisi hayattayken en çok etki uyandıran roman “Genç Werther’in Acıları”, bir gençlik dönemi ürünüdür. 1775’de Weimar’a gidişi ile başlayıp Schiller’le arkadaşlığı ile 1805’e kadar uzayan yıllarda ise klasik sanat anlayışına ulaşmıştır Goethe. Özellikle, roman alanında “William Meister’in Çıraklık Yılları” ve şiirde “Baladlar”, en önemli eserleridir. Yazarlığının bu “Klasik” döneminde, daha çok tiyatro oyunları yazdığı söylenebilir. Fransız Devrimindeki şiddet ürkütmüştü Goethe’yi ve bu toplumsal patlamaya sırtını dönmüştü. Ancak, “insanı eğitmenin, insan ruhunda yatan bencilliği ve uyumsuzluğu yok etmenin yollarından biri olarak tam klasik modellere dayanan güzel, dolayısıyla ahlaksal sanatı tercih ettiği zaman, aslında, Aydınlanma ideallerine bağlılığını sürdürmekte, insan doğasının ve toplumun kusursuz hale getirilebileceği fikrine olan hümanist inancı ortaya koymaktadır.” 1805’den sonraki “geç dönemi”nde ise, bir yandan “William Meister”in ikinci bölümünü ve “Gönül Bağlarını” tamamlamış, bir yandan da İranlı şair Hafızi’nin gazellerinin biçiminden...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : JOHANN WOLFGANG VON GOETHE GENÇ WERTHERİN ACILARI odev, matematik, matematik ödevleri, kitap, kitap özetleri, ozet, özet